Türkiye’de aklını kullanmanın öneminden söz eden Müslümanlar, belki de en büyük teşekkür borçlarını hiç beklenmedik iki kişiye borçlular: Fethullah Gülen ve Cübbeli Ahmet. Evet, yanlış okumadınız. Çünkü bazı insanlar kitap yazarak, konferans vererek, eğitim faaliyetleri düzenleyerek topluma ders vermeye çalışırlar....
Toplumun ahlaki çöküşünden, gençlerin yozlaşmasından, aile yapısının dağılmasından şikâyet edenleri dinliyorum bazen… Televizyon ekranlarında, konferans salonlarında, sosyal medya yayınlarında uzun uzun konuşuyorlar. Memleketin gidişatından yakınıyor, gençliğin elden gittiğini söylüyorlar. Söylediklerinin önemli bir kısmına insan hak da veriyor aslında. Çünkü gerçekten...
Bu ülkede insanlar artık doğruya yanlış diye değil, “kim yaptı?” diye bakıyor. Eğer yanlışı yapan karşı taraftansa herkes öfkeli… Ama aynı yanlışı kendi mahallesinden biri yaptığında, cümleler bir anda değişiyor: “Ama hizmetleri de var…” “Herkes yapıyor zaten…” “O kadar da değil…” “Şimdi zamanı mı?” Çünkü bu ülkede birçok insan adaleti değil, kendi tarafını savunuyor. Hırsızlık kötü bulunuyor ama sadece karşı mahalledeyse… Yalan ayıplanıyor ama rakip söylerse… Kul hakkından bahsediliyor ama ihaleyi alan “bizden biri” olunca sessizlik başlıyor. Sonra da bu […]...